Front Page Forumlar Kamu Yönetimi Çalışma Alanları Yönetim Bilimleri McGregor’un X ve Y Kuramları

13 yazı görüntüleniyor - 1 ile 13 arası (toplam 13)
  • Yazar
    Yazılar
  • #1557
    admin
    Anahtar yönetici

    Neo-Klasik örgüt kuramı ile McGregor’un X ve Y kuramları hakkındaki tartışmalar…

    #1565
    emine kanık
    Katılımcı

    Neoklasik örgüt kuramı ilk defa willim G.scott tarafından ortaya atılmıştır.klasik yönetim düşüncesinin kavram ilkelerine dayanır.örgütlerin büyüyerek karmaşıklaşması klasik kuramın yetersiz kalmasına ,klasiklerin dar kontrol alanı tavsiyesinin pratik olmaktan çıkmasına ve pahalı bir seçenek haline gelmesine sebebiyet verir.sanayi devriminde başlar.
    Mcgregorun x kuramının dayandığı temel kabuller şunklardır:1-insan yönetilmeyi sever,sorumluklardan kaçar,hırslı değildir.
    2-insan bencildir.
    3-insan yenilir ve değişikliklerden hoşlanır.
    Y kuramının dayandığı temel kabuller şunlardır:1-ortalama insan işten kaçmaz.
    2-baskı ve ceza yöntemleri insanları örgütsel amaçlara yöneltecek tek yol değildir.
    3-örgütler amaçlara bağlılık,onların elde edilmesi ile ilgili ödüllere bağlıdır.
    4-ortalama insan sorumluluktan kaçmaz.
    5-insanlar genelde yaratıcıdırlar ve sorunların çözümünde her zaman yeni fikirler üretirler.

    #1566
    EHNUR ŞEN
    Katılımcı

    Neo-Klasik kuramı kavramını ilk kez 1967 yılındaki çalışmasında kullanan Willim G. Scott’tır. Yaşanan bazı gelişmelere ek toplum hayatında meydana gelen bazı değişikler Neo-klasik Kuram’ın doğuşuna uygun ortam hazırlamıştır. Bunlar ; örgütlerin büyüyerek karmaşıklaşması, Klasik Kuram’ın yetersiz kalması vs gibi.
    NEO-KLASİK KURAMI KRONOLOJİK GELİŞİMİ :
    1930’lardan itibaren ortaya çıkan Beşeri Münasebetler Okulu ile başlamıştır. 1930-1940 dönemi doğuş dönemidir. Sosyal bilimcinin önemi anlaşılıyor ve psikologlar, sosyologlar askeri birlikte görev yapıyorlar. Yine bunun yanında Ohio üniversitelerinde ve İngiltere’de sanayi ilişkileri, beşeri ilişkiler, sosyal araştırmalar vb. adlar altında üniversite birimleri ve merkezler kuruluyor.
    NEO-KLASİK KURAMININ ESASLARI :
    -iş bölümü
    -Ürüne ve coğrafyaya göre bölümleme
    -Dar kontrol alanı
    -Basık yapı
    -Adem-i merkeziyetçi yönetim
    -Demokratik liderlik
    -Kumanda-kurmay birimleri
    -Komiteler aracılığıyla yönetim
    -Biçimsel olmayan örgüt
    D.MCGREGOR’UN X VE Y KURAMLARI :
    Bir yönetici insanı nasıl algılıyorsa yönetim de o şekilde değişir.
    X kuramı : Klasik örgütü yansıtır.
    Y kuramı : Neo-klasik örgütü yansıtır.
    X KURAMI :
    Daha çok klasik dönemin özelliklerini göreceğiz.
    -Bir insan çalışmayı sevmez, zorunlu olduğu için yapar, mümkün olduğunca kaçar. Yani insanın doğasında çalışmak yok gibi.
    -İnsan yönetilmeyi sever, sorumluluktan kaçınır, hırslı değildir.
    -İnsan bencildir.Kendi arzu ve istekleri örgüt amaçlarından önce gelir. Bu durumda da örgüt içinde bozulmalar olur.
    -İnsan yenilikten ve değişimden hoşlanmaz.Bunlara karşı çıkar ve direnç gösterir. Böyle olunca yani yönettiğiniz örgütte sistemi tamamen değiştirme iyi başarılı olsa da, çalışanlar değişim istemez onlar için uyum süreci önemlidir.
    Mcgregor bu yukarıdaki varsayımları eleştirir ve böylelikle Y kuramı ortaya çıkar.
    Neo-klasik örgüt kuramının, çalışanlarının ve yöneticinin çalışanlara bakış açısının özelliklerini taşıyor.
    -Ortalama insan işten kaçmaz işi, iş yerini ve çalışmayı sever.
    -Baskı ve ceza insanları olumlu yönde güdüleyecek tek ve yegane araçlar değillerdir.
    -Örgütsel amaçlara bağlılık onların elde edilmesi ile ilgili ödüllere bağlıdır.
    -Ortalama insan sorumluluktan kaçmaz, sorumluluk sahibi olmak ister.
    -İnsanlar genelde yaratıcıdırlar ve sorunların çözümünde her zaman yeni fikirler üretirler.

    #1567
    Sümeyye Demirbaş
    Katılımcı

    D.McGregor, Beşeri Münasebetler Okulundan etkilenerek 1957’de yayınladığı “The Human Side of Enterprise”(Organizasyonların Beşeri Yönü) kitabında iki farklı insan yaklaşımına dayanan X ve Y kuramını ortaya atmıştır.Bu kuramların iş dünyasında önemli bir yeri vardır. McGregor’a göre X ve Y iki farklı insandır ve iş hayatında da farklı yapılara sahiptirler.X ve Y kuramı birbirininden zıt varsayımlara dayanır.X kuramı klasiklerin Y kuramı ise genelde neoklasiklerin çalışan ve yönetim anlayışını ifade eder.
    X Teorisine göre: İnsan çalışmayı sevmez.Sorumluluk almak istemez; bu yüzden sık sık kontrol edilmelidir. Eğer bir insanı çalıştırmak istiyorsanız sürekli zorlamalısınız anlayışına sahiptir.
    Y Teorisine göre: İnsan çalışmaktan hoşlanır ve sorumluluk almak ister.Bu nedenle denetlenmeye ihtiyacı yoktur.İhtiyaçlarını karşılayan ödüllendirme yoluyla motive edilirse kendini işe adar.Hayal gücü kuvvetli ve yaratıcıdır. Bu özelliklerini işteki sorunları çözmek için kullanabilir.
    Bu kuramlara göre bir yönetici X teorisine inanıyorsa çalışanları sürekli kontrol etme ihtiyacı duyar, Y Teorisine inanıyorsa denetleme ihtiyacı duymadan işçilere güvenir daha ılımlı yaklaşır.

    #1569
    çiğdem karahasan
    Katılımcı

    Neoklasik örgüt kuramı (1930) Beşeri Münasebetlet Okulu ile başlamıştır.1950 lerde ‘beşeri münasebet ‘ ifadesi ‘örgütsel davranış’ olarak değişmiştir. E.Mayo, Roetlisberger, Dickson ve Whitehead’in Hawthorne araştırmalarından hareketle yazılan eserleri büyük ilgi toplamıştır. Örgütlerin büyüyerek karmaşıklaşması Klasik Kuramın yetersizliğine yol açması bu kuramın doğmasına sebep olmuştur. Neoklasik örgüt kuramı ilk kez Willim G. Scott tarafından ortaya atılmıştır(1957). Klasik yönetim kavramı ve ilkelerine dayanır. Çalışanların davranışları ve örgütsel yapı arasındaki ilişkileri incelemektedir. Neoklasik dönemin esasları :
    İŞ BÖLÜMÜ :Aşırı iş bölümüyle oluşan monotonlaşma nedeniyle bir süre sonra çalışanların ruhsal ve fiziksel açıdan olumsuz etkilenmesine dolayısıyla verimin azalmasına sebebiyet vermiştir. İŞ GENİŞLETME :Amaç monotonlaşmanın önlenmesidir. İŞ DEĞİŞTİRME :Çalışan belli sürelerde yakın işlerde çalıştırılır.
    ÜRÜNE VE COĞRAFYAYA GÖRE BÖLÜMLEME: Beşeri unsurlara önem verenler yerel yapılanmayı savunmuşlardır. DAR KONTROL ALANI :Y kuramına uygundur insan için çalışmak doğal bir faaliyettir ve insan sorumluluk sahibidir. BASIK YAPI :Yatay ve dikey hiyerarşiye dayanmaktadır. ADEM-İ MERKEZCİYETÇİ YÖNETİMİ :Hızlı ve yerinde sorun tespitine ve karar almaya katkı sağlar. DEMOKRATİK LİDERLİK :Yetkinin devredildiği, yerel merkezciyetçi ve basık yapı öndeliği gerekli kılmaktadır. KUMANDA-KURMAY BİRİMLERİ :Kumanda yürütme ile ilgilenir, kurmay danışma hizmeti sunar. KOMİTELER ARACILIĞIYLA YÖNETİM :İç kontrol sisteminin işleyişini ve gözetimini sağlar. BİÇİMSEL OLMAYAN ÖRGÜT: Çalışanların iletişimi ve etkileşiminden doğan bir ilişkidir. 4 olumlu fonksiyonu 4 olumsuz fonksiyonu bulunmaktadır.
    X VE Y KURAMLARI
    X KURAMI: Klasikleri temsil eder. Bir insan çalışmayı sevmez, zorunda olduğu için yapar ve mümkün olduğunca işten kaçınır. Hırslı değildir.
    Y KURAMI: Neoklasikleri temsil eder. İnsan çalışamayı doğal bir ihtiyaç olarak görür. Sorumluluktan kaçmaz. Yeniliğe ve değişime açıktır.

    #1570
    Zehra Bozkurt
    Katılımcı

    Neo-klasik örgüt kuramı kökenleri
    1967 yılında ilk kez William G.Scoot tarafında ortaya atılmıştır. Hawthorne araştırmaları Beşeri Münasebetler Okulu da Neo klasik örgüt ve yönetim kuramını ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Hawthorne araştırmalarının son evrelerinde ilginin beşeri olana kaymasını Sigmund Freud’un davranış bilimleri ve Wilfredo Pareto’nun sosyal sistemler üzerine yaptıkları çalışmalar kolaylaştırılmıştır. Yönetim felsefecileri olarak bilinen Oliver Sheldon, Mary Parker ve Chester Barnard örgütü toplumb içerisinde ve sosyal sorumlulukları ile tahlil etmeye başlamışlardır.
    Kronolojik Gelişimi
    1930-1940 dönemi doğuş dönemidir. Mayo, Roetlisberger Dickson ve Whitehead’in Hawthorne yazdıkları eserler büyük yankı uyandırmıştır. 1940- 1950 dönümü ise gelişme dönemidir.
    D. WCGREGOR’UN X VE Y KURAMLARI
    Wcgregor’un 1957 yılında yayımladığı “The Human Side of Enterptise kitabında, iki farklı insan varsayımına dayanan x ve y kutlamalarını ortaya atar. X ve y kuramları birbirinin zıttıdır. X kuramı her ne kadar klasik örgüt kuramını çağrıştırsa da y kuramı Neo klasik örgüt kuramı anlayışını temsil eder.
    X kuramının dayandığı başlıca temeller şunlardır;
    1-İnsan yönetilmeyi sever, sorumluluktan kaçar, hırslı değildir.
    2-İnsan bencildir, kendi arzu ve isteklerini örgüt amaçlarına tercih eder.
    3-İnsan yenilik ve değişiklikten hoşlanmaz. Bunlara karşı direnç gösterir.
    McGregor, E.Mayo ve diğer Neo klasik kuramcılardan etkilenerek x kuramının tam tersi kabullere dayanan y kuramını önermiştir.
    Y kuramının dayandığı temeller şunlardır;
    1-İnsan işten kaçmaz, çalışmak onun için yemek içmek gibi doğal bir faaliyettir.
    2-insan işini ve iş arkadaşlarını severse onlara bağlılık gösterirse kendi kendini yönetme ve denetleme yollarını bulacak ve örgüte daha yararlı ve verimli bir şekilde hizmet edecektir.
    3-Amaçlara ulaşmak için hizmet eden ve başarıya ulaşan insanlar ödüllendirilmeli dir. Yani takdir etme ,iş tatmini ve iş ile bütünleşme en değerli ödüllendir.
    4-insanlar sorumluluktan kaçmaz her zaman sorumluluk üstlenmek ister. Sorumluluktan kaçmak kötü yönetim şartlarından ileri gelen bir husustur ve insanlarda doğuştan var olan bir özellik değildir.
    5-insanlar genelde yaratıcıdır lar ve sorunların çözümünde her zaman yeni fikirler üretirler. Fakat bu yaratıcılık yetenekleri insanların beşeri gereksinimlerinin doyumu ile ortaya çıkar.
    X kuramının kontrol alanı dar, merkeziyetçi karar alma mekanizmasına sahip, sıkı denetime sahip otoriter bir klasik örgüt kuramı modeli karşımıza çıkar. Y kuramının da ise kontrol alanı geniş olan adem-i merkeziyetçi, katılımcı yöneticiliğin uygulandığı neoklasik model karşımıza çıkmaktadır.

    #1572
    sevgi yiğit
    Katılımcı

    1967 yılında ilk kez William G.Scoot tarafında ortaya atılmıştır. Hawthorne araştırmaları Beşeri Münasebetler Okulu da Neo klasik örgüt ve yönetim kuramını ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Hawthorne araştırmalarının son evrelerinde ilginin beşeri olana kaymasını Sigmund Freud’un davranış bilimleri ve Wilfredo Pareto’nun sosyal sistemler üzerine yaptıkları çalışmalar kolaylaştırılmıştır. neoklasik kuramın esasları :
    1.iş bölümü:aşırı iş bölümü işin monotonlaşmasına sebep olduğundan dolayı bir süre sonra çalışanların fiziki ve ruhsal olarak olumsuz etkilenmesine ve dolayısıyla verimin azalmasına sebep olur.çözüm olarak hawthorne deneylerinden öğrendikleri iş değiştirme ve iş genişletmeyi önerirler.
    2.ürüne ve coğrafyaya göre bölümleme:beşeri unsurlara önem veren neoklasikler bunun sürtüşmeleri artırdığını ve yetki devrine çok uygun olmadığını gördüklerinden ürün ve bölge ölçütünü tercih ederler.
    3.dar kontrol alanı:klasik kuramda X kuramı uygulanırken kontrol alanı dardır,neoklasiklerde ise Y kuramı uygulanır.ve bu sebeple kontrol alanı geniştir.
    4.basık yapı:dar kontrol alanında çalışan başına düşen yönetici sayısını artırdığından dolayı kademe ve bölüm sayısını artırmakta,dik yapılı örgütler ortaya çıkarmaktadır
    neoklasikler ise,geniş kontrol alanını tercih ediyorlardı.geniş kontrol alanı,kademe ve bölüm sayısını ve dolayısıyla yönetici sayısını azaltarak basık yapılar meydana getiriyordu.
    5.adem-i merkeziyetçi yönetim:A-hızlı ve yerinde sorun tespitine ve karar almaya olanak sağlar.B-merkez ile bölümler arası çatışmaları azaltır.C-kırtasiyecilliği azaltır.D-merkezde imtiyazlı bir üst sınıf oluşmasının önüne geçer.E-insanlar alınmasına katıldıkları kararlara daha çok eğilimindedir.
    6.demokratik liderlik:klasiklerin dik merkeziyetçi yapısı ve insan hakkında X kuramı varsayımlarından hareket etmeleri ortaya otoriter yöneticiliği çıkartmaktadır.neoklasik örgütte ise yetkinin devredildiği ,adem-i merkeziyetçi ve basık yapı demokratik öndeliği gerekli kılmaktadır.
    7.kumanda-kurmay birimleri
    8.komiteler aracılığıyla yönetim
    9.biçimsel olmayan[enformel]örgüt:klasiklerde örgüt yapısı ve işleyişi önceden tasarlanan ,öngörüldüğü biçimde işleyecek bir yapı olarak varsayılmıştır.oysa ki tasarlanmayan kendiliğindenlik olması daha iyidir.
    D.MCGREGOR’UN X VE Y KURAMLARI:
    X kuramları klasik örgüt kuramının ,Y kuramları ise neoklasik örgüt kuramı ise çalışan ve yönetim anlayışını temsil eder.X kuramı,rasyonel bir varlık olan insan faydasını en çoklama peşinde koşan insandır.çalışmayı sevmez,fırsatını bulduğunda işten ve sorumluluktan kaytarır,tembeldir,hırslı değildir,yenilikleri sevmez direnç gösterirler.Y kuramı ise çalışmayı ve sorumlukluk almayı seven ,işini ve iş arkadaşlarını seven bir çalışandır.taktir edilmek övülmek onlar için bir ödüldür.üretkendirler yeni fikirler çözümler ortaya çıkarırlar.

    • Bu yanıt 2 hafta 3 gün önce önce sevgi yiğit tarafından değiştirildi.
    #1574
    Handenur Kızılkaya
    Katılımcı

    Neoklasik örgüt kurami ifadesini ilk kez kullanan kisi william G. Scotttur. toplum hayatında meydana gelen değişiklikler neoklasik dinemin ortaya çıkmasına ortam hazırlammıslardır. neoklasik dönemin 9 ader esası vardır
    1)İşbölümü: klasiklerde olduğu gibi neoklasiklerde de temel ilkedir. Bir kişi sürekli aynı işi yaparsa bu işten sıkılır ve verimlilik düşer buna çözüm olarak Harthorne deneylerinden öğrendikleri iş değiştirmeyi önerirler.
    2)Ürüne ve coğrafyaya Göre bölümleme: Beşeri unsurlara önem veren Neoklasikler bunun sürtüşmeleri arttırdığını ve yetki devrine çok uygun olmadığını gördüklerinden ürün ve bölge ölçüütüünü tercih ederler.
    3)Dar Kontrol Alanı
    4)Basık Yapı: Çalışan başına düşen yönetici sayısını arttırdığından dolayı kademe ve bölüm sayısını arttırmakta, dik yapılı örgütler ortaya çıkartmaktadır.
    5)Adem-i Merkeziyetçi Yönetim:
    a)Hızlı ve yerinde sorun tespitine ve karar almaya olanak sağlar.
    b)Merkez ile bölümler arası çatışmayı azaltır
    c)Kırtasiyecilliği azaltır.
    d)Merkezde imtiyazlı bir üst sınıf oluşmasının önüne geçer.
    e)İnsanlar alınmasına katıldıkları kararlara daha çok eğilimindedir.
    6)Demokratik liderlik:
    7)Kumanda-kurmay birimleri: Kumanda birimleri fonksiyonları icra ederken,kurmay birimler uzmanlık alanlarına giren konulara danışma hizmeti sunarlar.
    8)Komiteler Aracılığıyla Yönetim: Klasiklerin aksine komiteler, Neoklasiklerde önemlidir. Kararlara katılımın verimlilik üzerindeki etkisi, demokratikleşmeye etkisi,çalışan tatminini arttırması, haberleşmeyi hızlandırması Neoklasiklerin komitelere yönetimi savunmalarının sebepleridir.
    9)Biçimsel olmayan[enformel;doğal]örgüt:Klasiklerde örgüt yapısı ve işleyişi önceden tasarlanan ,öngörüldüğü biçimde işleyecek bir yapı olarak varsayılmıştır
    McGregor’un X ve Y Kuramı:Yöneticilerin anlayışları nasıl algıladıklarına dayanır.
    McGregor iki tip insan tanımlar.
    X insanı ve Y insanı=X kuramı ve Y Kuramı
    X Kuramı klasik örgütü temsil eder, Y kuramı Neoklasik örügütü temsil eder.
    X KURAMI
    İnsan yönetilmeyi sevmez sorumluluklarından kaçar ve hırslı değildir
    insan bencildir kendi arzusu ve istekleri örgüt amaçlarından önce gelir
    McGregor bu yukardaki varsayımları eleştirmiştir.
    Y KURAMI
    Baski ve ceza insanları olumlu yönde etkiler.
    İnsanlar genelde yaratıcıdır problemleri çözmek yerine yeni fikirler üretir.
    İşten kaçmaz işi iş yerini ve çalışmayı tatmin kaynağı olarak görürler.

    #1575
    Fatma Firdevs Baş
    Katılımcı

    Beşeri Münasebetler Okulundan etkilenen McGregor iki farklı insan varsayımına dayanan X ve Y kuramlarını ortaya atar. X ve Y kuramları birbirinin zıddı varsayımlara dayanır. X kuramı klasik yönetim anlayışına sahip olanları, Y kuramı ise neoklasiklerin yönetim anlayışını temsil eder. X kuramının dayandığı temel kabuller şunlardır;
    *İnsan yönetilmeyi sever , sorumluluktan kaçar, hırslı değildir.
    *İnsan bencildir, kendi arzu ve isteklerini örgüt amaçlarına tercih eder.
    *İnsan yenilik ve değişiklikten hoşlanmaz. Bunlara karşı direnç gösterir.
    McGregor’a göre bu tür örgütlerde iş tatmini , motivasyon ve verimlilik sorunları yaşanacaktır. E. Mayo ve diğer neoklasik kuramcılardan etkilenerek McGregorda Y kuramını önermiştir. Y kuramının dayandığı kabuller ise şunlardır:
    *Ortalama insan işten kaçmaz ,işi ve işyerini kendisi için tatmin kaynağı olarak görür.Çalışmak onun için doğal bir faaliyettir.
    *Baskı ve ceza yöntemleri insanları örgütsel amaçlara yöneltecek tek yol değildir.İnsan işini ve arkadaşlarını severse , onlarla bağlılık gösterirse örgüte daha yararlı ve verimli şekilde hizmet edecektir.
    *Örgütsel amaçlara bağlılık,onların elde edilmesi ile ilgili ödüllere bağlıdır.
    *Ortalama insan sorumluluktan kaçmaz.Her zaman onu üstlenmek ister.
    *İnsanlar genelde yaratıcıdırlar ve sorunların çözümünde her zaman yeni fikirler üretirler.

    #1576
    Zehra ekinci
    Katılımcı

    1930 yılına kadar klasik yönetim teorisi, işletmelerin yönetim ve organizasyonel işleyişine yön veren teori olarak kullanılmıştır. Ancak 1929 yılında dünya ekonomik krizinin etkisiyle işletmelerde çeşitli organizasyon problemlerinin artması, klasik teorinin eksiklerinin hissedilmeye başlamasına neden olmuştur. Aynı tarihlerde Hawthorne araştırmalarının sonuçlarının açıklanması, örgütleri incelemede neo-klasik teorinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. İlk kez William G.Scoot tarafında ortaya atılmıştır. .Bu yeni yönetim anlayışının en önemli özelliği, klasik teorinin eksik bıraktığı insan unsurunu araştırma konusu yapmasıdır. Neo-klasik yönetim teorisi temelde klasik yönetim teorisinin görüş ve ilkelerine dayanmakla birlikte klasik kuramın çalışanları üretim sistemindeki makinler gibi duygusuz ve sistemin birer parçası gibi düşünülmesi karşısında durmaktadır. Bu anlayışa göre örgütlerin en önemli değeri insandır ve çalışanlar bu anlayış çerçevesinde algılanmalı ve değerlendirilmelidir. Neo-klasik teori; çalışanların davranışları ile örgütsel yapı arasındaki ilişkileri incelemektedir. Dolayısıyla bu teori “davranışsal teori” ya da “örgütsel davranışsal teori” olarak da adlandırılmaktadır.
    D.MCGREGOR’UN X VE Y KURAMLARI
    X KURAMI:
    1. Çalışanlar işlerini sevmezler
    2.Çalışanlar değişime açık değillerdir
    3.Çalışanların ufku açık değildir geleceği göremezler
    4.Çalışanlar sorumluluk taşımazlar, risk yöneticinin omuzlarındadır
    5.Çalışanlar yönetilmek ister, yönetmek istemezler.
    Y KURAMI:
    1.Çalışanlarda çalışma isteği ve azmi vardır
    2.Çalışanlar kendilerine yol çizebilir ve doğru seçimler yapabilir
    3.Çalışanlar kendilerini kontrol edebilir.
    4.Çalışanlar sorumluluk alabilirler

    #1577
    Gizem Günyüzü
    Katılımcı

    McGregor 1960 yılında ortaya attığı ve savunduğu X ve Y kuramları iki farklı insan varsayımına dayanır. Bu kuram birbirinin zıttı varsayımlara dayanır. X kuramı klasik Y kuramı neoklasiklerin anlayışına uygundur. X teorisine göre insan;
    Çalışmayı sevmez , işten kaçar .
    Yönetilmeyi ister , sorumluluktan kaçar, hırslı değildir.
    Bencildir, kendi arzu ve isteklerine göre örgüt amaçlarına tercih eder.
    Yenilik ve değişiklikten hoşlaanmaz.
    bundan dolayı bu tür örgütlerde verimlilik sorunları yaşanacaktır.
    Y kuramı ise ;
    Çalışmak insan için yeme ve içme gibi doğal bir faaliyettir.
    Yönetilmekten çok karar alma mekanizmalarında söz sahibi olmak ve katılımcı olmak ister.
    Örgütlerin hedefleri doğrultusunda kendini kontrol edebilir.
    Her zaman yeniliğe ve değişime açıktır.
    Örgüte bağlılık duyar, işinin ve iş arkadaşlarını sever.
    Tek motivasyonu para değildir. Saygınlık kazanmak önemlidir.
    X teorisinde otoriter yöneticilik tipi , Y teorisinde ise ademi merkeziyetçi daha esnek yöneticilik tipi olduğunu söyleyebiliriz.

    #1578
    Derya Ergüvan
    Katılımcı

    Neoklasik Örgüt Kuramı ifadesi ilk kez Willim G.Scott tarafından ortaya atılmıştır.İnsan Ilişkileri Okulu’nun bulguları ve diğer davranışçı çalışmalar Klasik Örgüt Kuramı ile birleşerek Neoklasik Örgüt Kuramı ‘nı meydana getirmiştir. Neoklasik Örgüt Kuramı ‘nın kurucuları 1910-1940 yılları arasında yükseköğretimlerini klasiklerin kavram ve ilkelerine dayanarak oluşturmuşlardır.Kurt Lewin’nin grup davranışı ve liderlik araştırmaları,Jacop Moreno’nun insan ilişkilerini açıklamaya yönelik sosyometri çalışmaları .Bu kuramı besleyen diğer gelişmeler olacaktır.1920 1950 arasında toplumda meydana gelen diğer bazı değişikliklerde Neoklasik Örgüt Kuramı ‘nın doğuşuna zemin hazırlamıştır. Neoklasik Örgüt Kuramı ‘nın Kronolojik Gelişimini ele aldığımızda;Neoklasik Örgüt Kuramı 1930 lardan itibaren ortaya çıkan Beşeri Münasebetler Okulu ile başlamış,İkinci Dünya Savaşında gelişimi durmamış 1950 lerde pik e yükselmiştir.1960 lardan itibaren örgütsel davranış alanının doğuşu ile yeniliğe açılmıştır.Beşeri Münasebet ifadesi yerini Örgütsel Davranış almıştır.2.Dünya savaşı ‘ndan sonra da Chigago,Cornell,Yale Harvard ,Michigon,Ohio Üniversitelerinde ve İngiltere de Sanayi ilişkileri ,Beşeri ilişkiler,İşçi yönetim ilişkileri ,Sosyal araştırmalar vb altında üniversite birimleri kurulmuştur.Neoklasik Kuramın esasları ise;İşbölümü,Ürüne ve Coğrafya ya göre bölümleme ,Basık yapı,Adem-i Merkeziyetçilik,Demokratik liderlik,Komiteler aracılığıyla yönetim,Biçimsel olmayan örgüt başlıkları adları altında sıralanmıştır. Neoklasik kuramda dikkat çeken Beşeri Münasebetler Okulu ‘ndan etkilenen Mc Gregorun X ve Y kuramları olmuştur.X ve Y kuramına göre iki tip insan vardır.Bunlar X insanı Y insanı olmuştur.X kuramı klasik örgütü, Y kuramı neo-klasik örgütü temsil etmiştir.X kuramına göre; İnsan yönetilmeyi sever,sorumluluktan kaçınır ,hırslı değildir,insan bencildir,İnsan yenilikten değişimden hoşlanmaz.Y kuramına göre ise tam tersi durum söz konusudur. Buna göre;İnsan işten kaçmaz,çalışmayı kendine tatmin kaynağı olarak görür,bir insan işini ve arkadaşlarını severse kendi özdenetimini geliştirir,daha yararlı hizmet eder.Örgütsel amaçlara bağlılık onların elde edildiğinde olacak ödüllere bağlıdır,çalışan ödüllendirilirse takdir görülmesi isteği iş tatminini artırır,ve iş ile bütünleşir gibi tümceler de bu kurama aittir.

    #1579
    Aslı ÇİÇEK
    Katılımcı

    Taylor’un yaklaşımına benzer olarak teori X ve Y’de çalışanların kaytarmaya meyilli ve yalnız bırakıldıklarında işletmenin kaynaklarını israf etme eğilimli oldukları kabulü vardır. Teori X ve Y isimlerini tamamen rast gele almıştır. Douglas kitabında birbiri ile zıt iki teori tanımlamıştır ve teorileri birbirinden ayırmak için birisine x diğerine de y ismini vermiştir. Bu tanımlamaya göre teorilerin detaylarına bakalım.
    X yaklaşımında yöneticinin mutlaka otoriter olması lazımdır. Buna göre otoriter bir yönetici şöyle davranır: Sonuç odaklıdırlar ,yönetime proje tarihlerine ve bitirilen işe odaklanırlar. Sinirli ve soğukturlar rahatlıkla çalışanlarına bağırabilirler .Çalışanların ne söyledikleri onlar için pek önemli değil asıl önemli olan onların ne söylediğidir ,çalışanlarıyla emir vererek konuşurlar. Bu yüzden çalışanlar işlerini sevmezler. Değişime açık değildirler. ufukları kapalı gelecek hakkında pek yorum yapamazlar. Sorumluluk taşımazlar, köle gibi yetiştirilirler.
    Y yaklaşımında ise Teori X’teki her şeyin tersi düşünülerek şöyle diyebiliriz Teori Y’deki yöneticiye “Aydınlanmış Yönetici” ismi verilebilir. Burada dediğimiz gibi X tekinin tam tersi yani hayal gücü ve yaratıcılık ön planda sürekli gelişmeye ve büyümeye açık, arkadaş yanlısı ve samimi bir ortam, görevin ve sorumlulukların dağıtıldığı yönetimi benimseyen bir yönetici. Bu yüzden çalışanlarında çalışma isteği ve azmi artar, kendilerini kontrol edebilirler, herhangi bir konuda fikir sahibi olabilirler, sorumluluk alabilir ve onu yerine getirebilirler. Hayal güçleri geniştir. Yani sonuç olarak şöyle diyebiliriz X teorisinde düz mantık direkt yönetici-çalışan şeklinde, Y de ise bir döngü şeklinde (çalışan-yönetici, yönetici-çalışan) şeklinde durum söz konusudur.

13 yazı görüntüleniyor - 1 ile 13 arası (toplam 13)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.