#1774
Kader Fırat
Katılımcı

“Neoklasik Örgüt Kuramı” ifadesi ilk kez 1967’de William G. Scott tarafından ortaya atılmıştır. Neoklasik kuramın kurucuları 1910-1940 yılları arasında yükseköğretimlerini Klasiklerin kavram ve ilkelerine dayalı biçimde yaparlar. Elton Mayo’nun sanayi toplumunun problemlerine ilişkin çalışmaları, Kurt Lewin’in grup davranışı ve liderlik araştırmaları, Jacob L. Moreno’nun insan ilişkilerini açıklamaya yönelik çalışmaları Beşeri Münasebetler Okuluna uygun zemin hazırlar, bu da Neoklasik Örgüt Kuramını besler. Oliver Sheldon, Mary Parker Follet ve Chester I. Barnard’ın yönetim fonksiyonlarına psikolojik ve sosyolojik açıdan bakmaları örgüt kuramlarını etkilemiştir. Ayrıca örgütlerin büyüyerek karmaşıklaşması Klasik Kuramın yetersiz kaldığını gösteriyor, bu da Neoklasik kuramın doğuşuna uygun ortam hazırlar. Neoklasik Örgüt Kuramı 1930’lardan itibaren ortaya çıkan Beşeri Münasebetler Okulu ile başlamıştır. 1930-1940 dönemi doğuş dönemi ve 1940-1950 dönemi gelişme dönemidir. Bu dönemde II.Dünya Savaşı sırasında silahlı kuvvetlerde psikologlar ve sosyologların liderlik ve motivasyon ağırlıklı çalışmaları vardır. Elton Mayo’da bu çalışmalar üzerinde inceleme yapar. Burada Klasik Dönemi eleştirirler ve onun yerine davranış bilimlerinin öne çıktığı Neoklasik Kuramı savunurlar. Neoklasik Kuramın belli başlı esasları vardır : Bunlardan “işbölümü” verimlililk artışı sağladığı fakat aşırı olarak yapıldığında işin monotonlaşmasına ve bu da çalışanın fiziki ve ruhsal yorgunluk yaşamasına sebep olduğu için verimin azalmasına yol açar. Buna çözüm olarak Neoklasikler “iş değiştirme” ve “iş genişletme”yi önerirler. İş genişletmede iş yapılırken küçük parçalara bölünmez. İş değiştirmede de çalışan düzenli olarak farklı işlerde çalıştırılır. Klasikler bölümlemeyi fonksiyonel esaslara göre yaparken Neoklasikler “ürüne ve coğrafyaya göre bölüm”lüyorlardı. Çünkü Neoklasikler beşeri unsurlara önem veriyor ve fonksiyonlarına göre bölümlemenin çalışanlar arasında sürtüşmelere yol açacağını söylüyorlar. Neoklasik kuramın “kontrol alanı geniştir.” Geniş kontrol alanı, kademe, bölüm sayısı vs. azaltılarak “basık yapı”lar oluşturur. 20. yüzyılın ortalarına doğru örgütlerin büyümesinden dolayı merkeziyetçilik ilkesi yetersiz kaldığı için Neoklasikler geniş kontrol alanı ve yetki devrini savunmaları bakımından “adem-i merkeziyetçi” bir yapı tercih ederler. Bundan dolayı da “demokratik liderlik” özelliği vardır. Kumanda -Kurmay Birlikleri, Komiteler aracılığıyla yönetim, Biçimsel olmayan örgüt de Neoklasik Kuramın esasları arasındadır. McGregor’un X ve Y Kuramları: Beşeri Münasebetler Okulundan etkilenen Douglas McGregor, 1957’de yayınladığı “Organizasyonların Beşeri Yönü” kitabında insan doğasına ilişkin X ve Y teorisini ortaya atar. Bu teoriye göre yöneticilerin yönetim anlayışları insanları nasıl algıladıklarına dayanır. X ve Y kuramları birbirinin zıddı varsayımlara dayanır. X kuramı Klasik Dönemi temsil ederken Y kuramı ise Neoklasik dönemi temsil eder. Bu varsayımlar doğrultusunda McGregor X insanı ve Y insanı şeklinde iki tip insan tanımlar. X insanı kendi isteklerini, faydasını her şeyden önemli görür. Çalışmayı sevmez, sorumluluk almaktan kaçınır, tembeldir. Yenilik ve değişimden hoşlanmaz. Dolayısıyla bu insanın sıkı denetim altında yönetilmesi, çalışmaya zorlanması gerekir. McGregor bu yaklaşımı eleştirir. Bu tür örgütlerde verimlilik sorunları yaşanacağını söyler ve bu kuramın tam tersi olan Y kuramını antitez olarak ortaya koyar. Y insanı işten kaçmaz. Çalışmak onun için yemek- içmek gibi doğal bir faaliyettir. İnsan; işini, iş arkadaşlarını vs. severse kendi kendini yönetme yolları bulacak ve örgüte daha yararlı bir şekilde hizmet edebilecektir. Çalışanın işi ile bütünleşmesi için ödüllendirilmesi gereklidir. Y insanı sorumluluk sahibi olmak ister . Yaratıcıdırlar ve yeni fikirler üretirler. Bu tip insanı sıkı denetlemeye gerek yoktur. Yani X kuramında merkeziyetçi, sıkı denetim gerektiren yöneticilik tipinin olduğu Klasik Örgüt modeli varken, Y kuramında merkezin olmadığı, katılımcı yöneticiliğin uygulandığı Neoklasik model vardır.