Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
Aralık 12, 2020: 5:20 pm #1611
çiğdem karahasan
KatılımcıModern Dönem: Çalışanların karmaşık olduğunu ve çeşitli faktörler tarafından motive edildiğini öne sürmektedir. Örgütler dinamik ve açık sistemler olarak ele alındığı için değişim ve karmaşıklık bu kuramın üzerinde durduğu temel noktadır. Sistem yaklaşımı ve durumsallık yaklaşımı kollarına ayrılır.
1.Sistem yaklaşımı
Fen bilimlerinden doğar ve bu alanda gelişmeye başlanır.
Örgüt ve yönetim kuramlarını ‘modern örgüt ve yönetim kuramları’ evresine geçiren dönüm noktasıdır.
Genel sistem kuramı, sibernetik, doğal sistemler, açık sistemler, karmaşık adaptif sistemler, sistem yaklaşımını çalışma alanları arasında yer alır.
-Genel sistem kuramı: Katz ve Kahn tarafından yayımlanan kitabı ‘açık sistem yaklaşımı’ üzerinde yaygınlaşmasına büyük etkisi olmuştur. Biyolog olan Bertalanfy öncülüğünde ortaya konmuştur. Katz ve Kahn örgütü açık sistem olarak tanımlar, diğer kuramlardan farkı çevredir. Bertalanffy’ın eserlerinde sistem yaklaşımının temel kavramları şunlardır : sistem,alt sistem, çevre, sınır, girdi, dönüşüm süreci,çıktı, kapalı sistem, açık sistem, feedback ,denge, durağan denge, dinamik denge, entropi.
-Rasyonel Sistem -Doğal sistem – Açık Sistem( W.R.Scott’a göre sistemler)
Rasyonel s. :Belirli bir amacı gerçekleştirmek için tasarlanmış her yönüyle kontrol edilebilir olduğu varsayılan yapıdır.
Doğal s.:Matematiksel kesinliği olan açıklamalar yerine toplumu sosyal bir sistem olarak kavramsal olarak incelemeye çalışır.Mayo, Roethlisberger, Merton ve Bernard tarafından örgüt incelemelerinde kullanılmaya başlanır.
Açık s.:Canlılarda olduğu gibi örgütlerde yaşamlarını sürdürebilmek için çevresinden birtakım girdiler almak ve çevresine çıktılar sunmak durumundadır.
-Sibernetik Sistem Olarak Örgütler
Matematikçi Norbert Werner tarafından 2. Dünya savaşı sırasında hava savunma sistemleri üzerine çalışırken geliştirilir. Sibernetik olarak tanımlanan örgüt,sistemin kendi kendini düzenlemesi, yönlendirmesi üzerine kurgulanır. Kenneth Boulding, Weimer’ın sibernetik kavramıyla Bertalanfy’ın genel sistem kuramını birleştirir.9 kademe halinde hiyerarşik bir sıra önerir.
Çerçeve, muntazam, sebernetik sistemler, açık sistemler, tasarımlı büyüme sistemleri, iç farkındalığı olan sistemler, sembol kullanılabilen sistemler, sosyal sistemler, aşkın sistemler.
ilk üçü fiziki sistemlerdir;4,5,6 biyolojik sistemlerdir.7 ve 8 insan sistemi ve sosyal sistemdir.
SİSTEM YAKLAŞIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu kurama yöneltilen en önemli eleştiriler: Sınır kavramı, sistem yaklaşımı kullanıldığında tüm evren üst alt sistem bağlantısı içerisine girmektedir, denge kavramının farklı anlamlara gelebilmesi, sosyal sistemlerin çok sayıda değişken içermesi, sistemlerin birbirini etkileyememesi, soyut ve genel kavramlara ve açıklamalara yer vermiş uygulanabilir ilkeler geliştirmemiştir.
Genel sistem sadece bir kavram değil diğer bilim dallarını birleştirerek kavram çatısı oluşturmuştur. Düşünce tarzı yaklaşım olarak tanımlanmıştır.MODERN DÖNEMİN KLASİK VE NEO KALİSK DÖNEMİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI
Klaisk ve neo klasik dönemde örgüt kapalı bir kutu olarak düşünüldü; yönetim, yöentici, örgüt yapısı, çalışanlara karşı tutumlar işlendi. Modern dönemde ise örgütün aslında kapalı kutu değil bir çevresi olduğu, dışsallığında yönetime etkisi anlaşıldı.Kasım 15, 2020: 6:00 pm #1569çiğdem karahasan
KatılımcıNeoklasik örgüt kuramı (1930) Beşeri Münasebetlet Okulu ile başlamıştır.1950 lerde ‘beşeri münasebet ‘ ifadesi ‘örgütsel davranış’ olarak değişmiştir. E.Mayo, Roetlisberger, Dickson ve Whitehead’in Hawthorne araştırmalarından hareketle yazılan eserleri büyük ilgi toplamıştır. Örgütlerin büyüyerek karmaşıklaşması Klasik Kuramın yetersizliğine yol açması bu kuramın doğmasına sebep olmuştur. Neoklasik örgüt kuramı ilk kez Willim G. Scott tarafından ortaya atılmıştır(1957). Klasik yönetim kavramı ve ilkelerine dayanır. Çalışanların davranışları ve örgütsel yapı arasındaki ilişkileri incelemektedir. Neoklasik dönemin esasları :
İŞ BÖLÜMÜ :Aşırı iş bölümüyle oluşan monotonlaşma nedeniyle bir süre sonra çalışanların ruhsal ve fiziksel açıdan olumsuz etkilenmesine dolayısıyla verimin azalmasına sebebiyet vermiştir. İŞ GENİŞLETME :Amaç monotonlaşmanın önlenmesidir. İŞ DEĞİŞTİRME :Çalışan belli sürelerde yakın işlerde çalıştırılır.
ÜRÜNE VE COĞRAFYAYA GÖRE BÖLÜMLEME: Beşeri unsurlara önem verenler yerel yapılanmayı savunmuşlardır. DAR KONTROL ALANI :Y kuramına uygundur insan için çalışmak doğal bir faaliyettir ve insan sorumluluk sahibidir. BASIK YAPI :Yatay ve dikey hiyerarşiye dayanmaktadır. ADEM-İ MERKEZCİYETÇİ YÖNETİMİ :Hızlı ve yerinde sorun tespitine ve karar almaya katkı sağlar. DEMOKRATİK LİDERLİK :Yetkinin devredildiği, yerel merkezciyetçi ve basık yapı öndeliği gerekli kılmaktadır. KUMANDA-KURMAY BİRİMLERİ :Kumanda yürütme ile ilgilenir, kurmay danışma hizmeti sunar. KOMİTELER ARACILIĞIYLA YÖNETİM :İç kontrol sisteminin işleyişini ve gözetimini sağlar. BİÇİMSEL OLMAYAN ÖRGÜT: Çalışanların iletişimi ve etkileşiminden doğan bir ilişkidir. 4 olumlu fonksiyonu 4 olumsuz fonksiyonu bulunmaktadır.
X VE Y KURAMLARI
X KURAMI: Klasikleri temsil eder. Bir insan çalışmayı sevmez, zorunda olduğu için yapar ve mümkün olduğunca işten kaçınır. Hırslı değildir.
Y KURAMI: Neoklasikleri temsil eder. İnsan çalışamayı doğal bir ihtiyaç olarak görür. Sorumluluktan kaçmaz. Yeniliğe ve değişime açıktır.Kasım 7, 2020: 7:14 pm #1551çiğdem karahasan
KatılımcıDeney,ABD’nin Hawthorne kasabasında elektrik,telefon vb. üreten şirket tarafından yapılmıştır . Howthorne araştırmalarının amacı verimi ve verimliliği artırmaktır. Deney 8 yıl sürmüştür.6 grup deney yapılmıştır. İlk deney de Charles Snow daha sonraki deneylerin başında Elton Mayo vardır. 1.Işıklandırma deneyi: Burada ışığın personel üzerindeki etkisi ölçülmüştür. 2.Röle Montaj Odası Deneyi : birçok faktörün verim üzerine etkisi ölçülmüştür fakat burada çıkan sonuçlar çok kafa karıştırmıştır. 3.İinci Röle Montaj Odası Deneyi : Burada oluşan grupların birbirinin etkilediği gözlenmiştir. 4.Mika Yarma Test Odası Deneyi : Deney sonucunda anlamlı sonuçlar ortaya çıkmamıştır. 5.Mülakat Programı Deneyi :Çeşitli sosyal faktör etkisi ortaya çıkmıştır. 6.Seri Bağlama Odası Deneyi :Sonucunda ortaya çıkan faktörler kilikler,normlar ve yeni kurallar olarak belirlenmiştir. Verimlilik için,çalışanların ihtiyaçlarının anlaşılması gerektiği gerçeği ortaya çıkmıştır
Ekim 28, 2020: 5:10 pm #1509çiğdem karahasan
KatılımcıBürokrasi,’masaların ya da büroların egemenliği’ anlamına gelmektedir.Bürokrasi terimini tarafsız ve ilmi bir şekilde ilk defa tahlil eden Alman iktisatçı ve sosyolog Max Weber’dir.Ekonomi ve Cemiyet adlı eseri bulunmaktadır .Weber’e göre egemenlik , bir kişinin iradesinin başkalarının davranışına uygulanabilirliğidir. Weber 3 egemenlik tipi tanımlar : Geleneksel otorite (doğuştan birtakım özellikler), karizmatik otorite(karizmasına bakılarak yönetimde emin olunun kişi ), yasal ussal otorite diğer bir deyişle weber tipi bürokrasi (yasada tanımlanmış belirli özelliklere sahip kişi ) . Örgüt yapılarında bürokrasi modeli sayesinde gerçekleştirilen iş bölümü ve iş basitleştirme uzmanlaşmayı sağlar.
-
YazarYazılar