15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 24)
  • Yazar
    Yazılar
  • #1462
    Volkan Göçoğlu
    Anahtar yönetici

    Weberyan Bürokrasi hakkındaki tartışmalar…

    #1508
    Derya Ergüvan
    Katılımcı

    Bürokrasi büroların egemenliği anlamındadır.Kurucusu Max Weber’dir.Max Weber bürokrasinin temelini atmış bir sosyal bilimci.Weber bürokrasi ile ilgili düşüncesini açıklamadan önce egemenlik tipini belirtir,bürokrasiyi de Geleneksel Otoritenin üstüne açıklar.Weberin 3 tipi ise;Geleneksel,Karizmatik,Yasal otoritelerdir.Webere göre geleneksel yönetimler verimsizliği teşkil eder.Çünkü şahsi ve kişilere bağlıdır.Böyle olduğundan yöneten dürüst,becerikli,çalışkansa yönetici başarılı olur.Aksi takdirde yönetici iyi yöneticilik vasıflarını taşımıyorsa verimsizlik içinde bocalar.Bu da istikrarsızlığa sebep olur.Bunun çözümü de gayri şahsî,kurallara,kaidelere,sisteme dayalı makina gibi işleyen ,rasyonel prensiplere göre çalışan bir yapı oluşturmak .Bu makinaya da bürokrasi demiş diyebiliriz.

    #1509
    çiğdem karahasan
    Katılımcı

    Bürokrasi,’masaların ya da büroların egemenliği’ anlamına gelmektedir.Bürokrasi terimini tarafsız ve ilmi bir şekilde ilk defa tahlil eden Alman iktisatçı ve sosyolog Max Weber’dir.Ekonomi ve Cemiyet adlı eseri bulunmaktadır .Weber’e göre egemenlik , bir kişinin iradesinin başkalarının davranışına uygulanabilirliğidir. Weber 3 egemenlik tipi tanımlar : Geleneksel otorite (doğuştan birtakım özellikler), karizmatik otorite(karizmasına bakılarak yönetimde emin olunun kişi ), yasal ussal otorite diğer bir deyişle weber tipi bürokrasi (yasada tanımlanmış belirli özelliklere sahip kişi ) . Örgüt yapılarında bürokrasi modeli sayesinde gerçekleştirilen iş bölümü ve iş basitleştirme uzmanlaşmayı sağlar.

    #1510
    Volkan Göçoğlu
    Anahtar yönetici

    Derya, şurayı düzeltmem gerekiyor. Weber bürokrasiyi Yasal Ussal Otorite tipi üzerine inşaa eder. Bir klavye sürçmesi oluştu sanırım 🙂

    #1511
    Selena Tepe
    Katılımcı

    Max Weber tarafından geliştirilen ve kuramsal temelleri atılan bürokrasi,
    yönetsel literatürde geniş yer kaplayan konuların başında gelmektedir. Max Weber bürokrasiyi bir örgütlenme ve yönetim biçimi olarak ele
    almıştır. Ona göre sanayileşme ile birlikte geleneksel bir toplumun idari
    ihtiyaçlarını karşılamakta eski örgüt yapıları yetersiz hale gelmiştir. Gelenekler
    ile karizmatik önderlerin rolü ve önemi gittikçe azalmış, yasal/rasyonel ilkeler
    önem kazanmaya başlamıştır. Bunun sonucu olarak eski örgüt yapılarının
    yerini “bürokrasi” denilen yeni bir idari örgütlenme tarzı almıştır.Sanayileşme kavramları da vardır ex 3 tane egemelik tipleri de vardır.

    • Bu yanıt 3 yıl 5 ay önce önce Selena Tepe tarafından değiştirildi.
    • Bu yanıt 3 yıl 5 ay önce önce Selena Tepe tarafından değiştirildi.
    #1515

    Klasik Yaklaşım içerisinde yar alan Bürokrasi Kuramının Kurucusu sosyal bilimci Max Weber’dir. Max Weber Bürokrasi kavramını ilk defa tahlil eden ve bürokrasinin temelini atan kişidir. Max Weber’in üç egemenlik(otorite)tipi bulunmakta. Bunlar; 1.Geleneksel Otorite: Doğuştan kazanılan, babadan oğula geçen otorite. 2.Karizmatik Otorite: Bireysel özelliklerden ortaya çıkar. 3.Ussal ya da Yasal Otorite: Kanunlara dayanmaktadır. Max Weber’e göre Bürokrasi diğer örgüt şekillerine göre üstünlüklere sahiptir. Bu üstünlükler: dakiklik, süreklilik, disiplin, güvenlik, çabukluk, açıklık, belgesellik ve gizliliktir. Bürokratik Kuramın; merkezi otorite, yetki sınırları, uzmanlaşma, iş bölümü, hiyerarşik yapı, kurallar ve yönetmelik gibi ilkeleri bulunmaktadır. Bürokrasi kuramının ilkeleri Yönetsel Kuram ve Bilimsel Yönetim ilkeleri ile benzerlik göstermektedir.

    #1516
    Sultan GEÇE
    Katılımcı

    Modern bürokrasinin ilk sistematik çalışmasını Max Weber yapar. Weber’ in kuramının çıkış noktasını oluşturan unsurlar ise geleneksel bürokrasilerin verimsizliği buna bağlı olarak eski yönetim biçimleri olan geleneksel bürokrasilerin modern örgütlerin ihtiyacını karşılayamaması ve yönetim biçiminin şahsi oluşudur. Weber’e göre bir bürokratik örgüt, üyelerinin bireyselliğinin giderildiği oranda etkili bir şekilde görev görmektedir. Bürokrasi, resmi işlerden sevgi, nefret ve bütünüyle duygusal, yani denetimden kaçan öğelerin, ortadan kaldırılmasında ne kadar kusursuz bir şekilde başarılıysa o kadar mükemmel gelişmektedir. Gelelim ideal bürokraside olması gereken özelliklerden bahsedecek olursak bu özellikler: 1)Yetki ve görevler kurallarla önceden tespit edilmiştir. Bürokratik örgütün amaçlarının gerçekleşmesi için yerine getirilmesi gereken faaliyetler, biçimsel görevler olarak belli bir usulle uygun bir şekilde dağıtılmıştır. 2) Yönetimde bir hiyerarşi söz konusudur. Kısaca kuruluştaki bireylerin belirli faktörlere bağlı olarak statü, görev, alt ve üst arası ilişkileri diyebiliriz. 3) Kurallara ve usullere bağlılık, burada önceden belirlenmiş öğrenilmiş ve öğrenilebilen iki tür kural vardır. Bunlar davranış kuralları ve teknik kurallardır. Örgüt normlarına aykırı hareket etmemek burada önemli bir husustur. Bununla birlikte çalışanların hangi durumlarda ne yapması gerektiği, nasıl ve ne zaman yapması gerektiği de yine bu kurallar sayesinde belirlenmiş olup buna göre hareket edilmiştir. 4)Teknik uzmanlık , burada görevlere özel eğitim görmüş yapılacak işte donanım sahibi bireylerin getirilmesini ifade eder.5) Memuriyet bir meslektir, Weber bürokrasinin çalışanlarına memur demektedir.6) Yazılı belgeler; bürokraside alınan kararlar, yapılan işlemler, uygulamalar yazılı bir şekilde kayıt altına alınır ve haberleşme / evrak vb. isimlerden geçer, kütüklere kaydedilir ve arşivlerde saklanır.7) Gayrişahsilik , bürokrasi gayrişahsi bir sistem olmak üzere tasarlanmıştır. Gayrişahsilik kişilere, kişisel özelliklere bağlı olmamak demektir. Bu prensip, bürokrasinin yukarıda saydığımız diğer özelliklerinin nihai hedefi gibi düşünülebilecek kadar önemli olan bir prensiptir.

    • Bu yanıt 3 yıl 5 ay önce önce Sultan GEÇE tarafından değiştirildi.
    #1519
    Kader Fırat
    Katılımcı

    Kurucusu, Alman İktisatçı ve Sosyolog Max Weber’dir. Bu yüzden “Weberyan Bürokrasi” de denir. Bürokrasi kökenini latince “burra” ve “kratos” sözcüklerinin birleşimiyle almıştır. “Burra”, masaları örtmede kullanılan koyu renkli kumaş ve “kratos” egemenlik anlamına gelmektedir. Yani buradan “masa örtülerinin yönetimi” anlamı çıkar. Weber tipi bürokrasi genelde devlet yönetiminde gördüğümüz bir yapılanmadır. Fakat birtakım özel şirketlerde de bürokrasi vardır. Bürokrasinin temelini Max Weber atıyor ama daha sonra üzerine çalışmalar yapılıp birçok bürokrasi kuramı ortaya çıkıyor. Weber, “Ekonomi ve Cemiyet” adlı eserinde; bir yerde fazlaca insan topluluğu ve buna bağlı olarak karmaşık ilişkiler bulunuyorsa, burayı sistematik bir şekilde yönetebilmek için zorunlu bir şekilde rasyonel olarak hareket edilmesi ve düzenli bir teşkilatlandırma yapılarak uygulanması gerektiğini söyler. Weber, bürokrasiyi ortaya koymadan önce Geleneksel, Karizmatik ve Yasal Ussal şeklinde üç tane egemenlik(otorite) tipi tanımlıyor ve bürokrasiyi bunlardan birinin üzerine inşa ediyor. Geleneksel Otoritede bir kişinin yönetime geçmesi için geleneklerden gelen bir izine, aileden gelen bir hakka (babadan oğula anlayışı ) sahip olması gerekir. Monarşi,padişahlık vb. buna örnek verilebilir. Karizmatik Otoritede kişi bu hakkı aileden değil, kendi kişisel karizmasından, sahip olduğu yeteneklerden elde eder. Burada Mustafa Kemal Atatürk’ü örnek verebiliriz. Yasal Ussal Otoritede de egemenlik; kanunlar, yasalar tarafından verilir. Buna Cumhurbaşkanı’nın, Bakanların vs. hukukun verdiği yetkiyle halk tarafından seçilmesini örnek gösterebiliriz. Weber bürokrasiyi Yasal Ussal Otorite üzerine kuruyor. Çünkü bürokrasi de yasalara bağlı şekilde yürür. Weber’e göre bürokratik bir idarede; görev ve faaliyetler önceden belirlenmiş kurallara bağlıdır ve buna göre şekillenir. Yetkiler sınırlı, idari konular birbirinden ayrılmıştır. Hiyerarşik esaslara göre örgütlenir, her şey yazılıdır. Memurun kişiliği ile işgal ettiği makam birbirinden ayrıdır. Saygı kişiye değil makama gösterilir. Buna uyulmazsa hiyerarşi zarar görür ve örgüt işleyemez hale gelir. Üstlerin her zaman denetleme yetkisi olduğu için astların dosya tutma zorunluluğu vardır. Yine Weber’e göre bürokratik bir idarede dakiklik, süreklilik, disiplin, güvenlik, çabukluk, belgesellik ve gizlilik esastır. Weber tipi bürokraside uzmanlaşma yönüyle memurlar bilgi ve yeteneklerine göre görevlere yerleştirilir ve bu özelliklerine göre terfi ve tayin edilebilir, düzenli bir hiyerarşi ile örgüt yapısı sağlamlaşır, düzenli olan sistemin devamıyla belirsizlikler ortadan kalkar ve olayların önceden tahmin edilebilirliği artar. Karar ve hükümler objektif kriterlere göre verildiği için rasyonellik sağlanır ve bu kararların herkese eşit bir şekilde uygulanmasıyla demokrasi oluşur. Weberyan Bürokrasi üzerine birtakım eleştiriler olmuştur. W.Bennis, değişen teknoloji karşısında çok fazla ilerleyemeyeceğini, M.Crozier de örgüt içi ilişkilerin iyice incelenmesi gerektiğini söyler.

    #1520
    Zehra Bozkurt
    Katılımcı

    Alman bilim adamı Max Weber tarafından kurulan bürokratik örgüt kuramı üç otorite tipinden biri olan yasal-ussal yetki tipinden sonra doğmuştur. Yasal-ussal yetki tipi ise yönetimde devamlılığı sağlar. Yetkinin mahiyeti ve sınırları açık bir şekilde belirtilmiştir. Yasal-ussal otorite tipi diğer iki tip otoriteye karşı rasyoneldir. Oysa ki diğer iki tip otorite yani geleneksel ve karizmatik tip otorite keyfe bağlı ve şahsidir diyebiliriz.

    #1521
    Umut ER
    Katılımcı

    Bürokrasi terimini ilk tahlil eden Alman Sosyolog Max Weber’dir.Weberyan bürokrasisi klasik dönem anlayışının son yönetim şeklidir.Max Weber’in bakış açısı örgütsel olmaktan daha çok toplumsaldır.Bu weber tipi yönetim devlet organlarında ve yönetimlerinde uygulanmıştır.Weber tipi bize 3 egemenlik tipi belirlemiştir bunlar;1)geleneksel otorite :babadan oğula geçen yetki, 2)karizmatik otorite:otoritenin liderin karizmasından kaynaklandığı bir tür örgütlenmedir.3)yasal-ussal otorite:kanunlara dayanır,en önemlisi budur,weber tipi yönetim bu otorite üzerine kurulmuştur.Bürokrasi sisteminde kişiye değil makama saygı gösterilir,makam ve kişilik birbirinden ayrı kavramlardır.Bürokratik idarenin temel üstünlükleri şunlardır:Dakiklik,Süreklilik,disiplin,Güvenlik,çabukluk,açıklık,gizliliktir.Weber en üst düzeyde verim elde edebilmek için örgütün fonksiyonel uzmanlaşmaya dayanan iş bölümü ve açıkça belirlenmiş hiyerarşik bir yapı ve ilkelere dayanması gerektiğini öne sürmüştür.Örgütte işler nesnel bir şekilde yürütülmelidir ve hesaplanabilir olmalıdır.Kitleler arasında yavaşlığın ,kırtasiyeciliğin,gereksiz formalitelerin simgesi sayılan bürokrasi kavramı,Weber tarafından çeşitli bölümleri olan hertürlü iletişimin yazılı belgelere dayandığı büyük örgütleri ve yöntemleri belirtmek için kullanılmıştır.

    #1522
    Sümeyye Demirbaş
    Katılımcı

    Bürokrasi Latince türetildiği sözcüklere göre “masaların egemenliği” anlamına gelir.Bu terimi ilk defa yansız olarak ele alan sosyolog Max Weberdir.Weber’in bürokrasi anlayışını algılamak için egemenlik anlayışının bilinmesi gerekir.Weber’e göre bir kişinin iradesinin başkalarının davranışlarına uygulanmaya yatkın olması egemenliktir.Weber’e göre 3 egemenlik tipi vardır.Bunlar geleneksel otorite,karizmatik otorite ve yasal ussal otoritedir.Weber’e göre bürokratik yönetimin dayandığı ilkeler vardır.Bunlardan bazıları:Yetkilerin sınırlı olması,memurun kişiliği ile makamının birbiriyle ilişkilendirilmemesi gerektiği ve idarenin dosya tutma zorunluluğu gibi ilkelerden bahseder.
    Weber anlayışına göre bürokrasinin bazı olumlu yönleri vardır.Bunlar uzmanlaşma,örgüt yapısı,tahmin edilebilirlik,rasyonellik ve demokrasi başlıkları altında toplanmıştır.

    #1525
    Gizem Günyüzü
    Katılımcı

    Bürokrasi üzerine ilk sistematik çalışmaları yapan sosyolog Max Weber’dir. Weber yaptığı çalışmalar sonucunda bürokrasi modelini geliştirmiş bunuda “ideal tip” tanımıyla yani gelişmiş saf bürokratik yapılardan bahsederek kavramlaştırmıştır. Weber bürokrasiden önce egemenlik tipini açıklar. Ona göre meşru egemenliğin üç tipi vardır: 1. Geleneksel Otorite: Geleneklerden inanç ve değerlerden dolayı itaat etmek düşünülür. 2. Karizmatik Otorite: Bir kişiye karşı duyulan güvenden kaynaklanan otoritedir. 3. Yasal Otorite: Yasaların geçerliliğine dayanan otorite biçimidir. Weber’ in kuramlarının çıkış noktası geleneksel yöntemlerin verimsizliği oluşturur. Bu sorunların bulunup çözülmesi ise “ideal tip” olarak kavramlaştırdığı bürokrasi sayesinde çözülebilir denilebilir.

    #1528
    KEZBAN KUTLU
    Katılımcı

    Bürokrasi terimini ilk defa tarafsız şekilde ilk defa tahlil eden alman sosyoloğu ve iktisatçi Max Weber’dir.Ekonomi ve cemiyet adlı eserinde birlikte çalışan kişilerin rasyonel prensiplere uygun olarak gruplaştığını anlatır. Webere göre egemenlik kavramını bilinmesi gerektiğini anlatır. Weber 3 egemelik anlayışını tanımlar: 1-Geleneksel Otorite 2- Karizmatik Otorite 3-Yasal Ussal otorite. Fakat Weber bürokrasiyi yasal ussal otorite üzerine kurmuştur.Webere göre bürokratik idarenin temel üstünlükleri vardır. Bunlar dakiklik, süreklilik, disiplin, güvenlik, çabukluk, açıklık, gizlilik, belgesellik’dir. Bu bürokrasinin olumlu yönleri vardır. Bunlar: uzmanlaşma, örgüt yapısı, tahmin edebilirlik, rasyonerlik, demokrasi’dir. Eleştirileri ise: Katılık ve değişmezlik, gayri şahsilik, amaçlar hiyararşisinin bozulması, bağımsızlık eğilim, kırtasiyecilik ve kontrölün zorluğu’dur. Son olarak özetlemek gerekirse Weber egemenliği kavramını yasal ussal otorite anlayışına üzerine kurmuştur.

    #1530
    EHNUR ŞEN
    Katılımcı

    Klasik ( Geleneksel ) yaklaşımın son kuramıdır. İlk iki yaklaşımda mühendislerin ortaya koyduğu yaklaşımlardı. Weberyan Bürokraside kurucusu tarafsız bir şekilde ilk defa tahlil eden Alman iktisatçı Max Weber’dir. Bürokrasi Latince ‘ Burra ‘ ve Yunanca ‘ Kratos ‘ sözcüklerinden türetilmiştir. Max Weber üç tane egemenlik tipinden bahsediyor. Bunlardan ilki Geleneksel Otorite : Geleneklerden gelen bir izne sahip olması gerekir. Geleneğe uyduysanız yönetime geçmeye hak kazanılıyor. Yani babadan oğla gibi. 2-Karizmatik Otorite : Burada aileden yönetim hakkı gelmiyor kendi kişisel ve karizmanızla kendiniz yönetime geçebiliyorsunuz. Örneğin ; Atatürk gibi 3-Yasal Ussal Otorite : Weber’in bürokrasi üzerine inşa ettiği otorite budur. Buradaki egemenlik otorite kanunlar tarafından verilir. Kanunen hukukun ona verdiği yetkiyle görev yapar. Weber’ e Göre Bürokratik İdarenin Dayandığı İlkeler var, bunlar :-İdare hiyerarşiye göre yönetilir. -Alt makamlar üstler tarafından devamlı bir denetim altında tutulur. -Yetkiler sınırlıdır. -Sürekli idari görev ve faaliyetler belli kurallar ve kanunlara göre düzenlenir. -Her zaman idari örgütte çalışanlar hesap vermek zorundadırlar. -Memurun kişiliği ile işgal ettiği makam birbirinden ayrıdır. -idarenin dosya tutması zorunludur. Sözlü olsa bile sonradan işlemler yazı ile tespit edilir. Weber’e göre bürokratik idarenin temel üstünlükleri vardır. Bunlar : Dakiklik, süreklilik, disiplin, güvenlik, çabukluk, belgesellik, açıklık, gizliliktir. Bürokrasinin olumlu yönlerinden bahsedecek olursak, bunlarda : Uzmanlaşma, örgüt yapısı, tahmin edilebilirlik, rasyonellik, demokrasidir. Eleştirileri ise : W.Bennis Weberyan bürokrasinin değişen teknolojisi karşısında yetersiz olduğunu M.Crozier ise bürokrasi, kültürel değişkenlerin şekillendirdiğini örgüt içi güç ilişkilerini incelenerek anlaşılabilir olduğunu söylemiştir. Yani genel olarak katı ve değişmez kurallar bütünü var, gayri şahsilik, amaçlar hiyerarşisinin bozulması, bağımsızlık eğilimi, kırtasiyecilik ve kontrolün zorluğudur.

    #1533
    zeynep şevval şen
    Katılımcı

    Kurucusu, Alman İktisatçı ve Sosyolog Max Weber’dir. Alman sosyolog Weber’in anahtar kavramı ideal bürokrasidir. Weber var olan yapı ile ilgilenmez, olması gereken yapıyı ortaya koyar. İdeal bürokrasinin özellikleri şunlardır ; hiyerarşik bir yapı, görevsel uzmanlaşma, tanımlanmış yetki ve sorumluluklar, tahmin gücünü sağlayan kayıtlar, davranış kuralları. Weber fonksiyonel uzlaşmaya dayalı iş bölümü olmasını söyler. Hiyerarşik yapının kendilerinden üst düzeydeki kademelerin denetimi altında olmasını ister. Weber yürümeyen sistemlerde kuralların varlığı sorgulanmalı ya da uygulanmalı der. Kurum içi tüm ilişkilerin disiplin altında yürümesini ve çalışanların kişiliği ile makamı karıştırılmaması gerektiğini vurgular. Yöneticiler karar alırken tamamen duygusallıktan uzaklaşmalı, örgütteki görevler şahsi çıkarlar için kullanılmaması gerekir. Olumlu yönlerinden bahsedersek, karmaşık olan örgüt yapıları bürokrasi modeli sayesinde gerçekleşen işbölümü uzmanlaşmayı sağlar yine aynı şekilde görev ve yetki tanımlanmasının yapılması örgüt yapısını sağlamlaştırmış olacağını belirtir.

15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 24)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.