Oluşturulan forum yanıtları

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #1561
    Zübeyde ÇANKAYA
    Katılımcı

    Hawthorne deneyleri, ABD Chicago kenti Hawthorne kasabasındaki Western elektrik firmasında yapılan deneylerdir. Burada bilimsel yönetim ile benzeşen yönleri vardır ve yapılan deneylerin amacı verimliliği artırmaktır. Ayrıca benzer yönlerinden ziyade farklı yönleri de vardır. Klasik yönetimde yapısal bir bakış açısı varken (örgüt nasıl olmalı, yönetim nasıl olmalı), Neo-klasik dönemde davranışçı bir bakış açısı (çalışanlara nasıl davranılmalı) vardır. Yapılan 6 deneyden ilk deneyin başında Charles Snow bulunurken diğer 5 deneyde Elton Mayo vardır. Yine bu 6 deneyden ilk 4 tanesinde insan unsurları olan sosyal ve psikolojik faktörlerden daha çok teknik faktörler ön plandadır. Ancak deney yaparken teknik faktörlerin verimlilik artışında tek başına etki etmediğini, bunun dışında başka bilmedikleri faktörlerinde verimlilik artışında etkisi olduğu görülmüştür. Dolayısıyla 5. ve 6. deneylerde kullanılan teknikler bir kenara bırakılıp bilinmeyen diğer faktörlere odaklanılmıştır ve bu faktörlerin de insani, beşeri faktörler olduğunu fark etmişlerdir. Bahsedilen deneyler şunlardır: 1-Işıklandırma deneyleri, 2-Röle montaj odası deneyleri, 3-İkinci röle montaj odası deneyleri, 4-Mika yarma test odası deneyi, 5-Mülakat programı deneyi, 6-Seri bağlama odası deneyleri.

    #1534
    Zübeyde ÇANKAYA
    Katılımcı

    Klasik yaklaşımın içinde yer alan bürokrasi kuramının kurucusu, Alman iktisatçı ve sosyolog Max WEBER’dir. Weber bürokrasi kavramını tarafsız bir şekilde ilk defa tahlil eden kişidir. Weber’e göre bir yerde karmaşık insan topluluğu ve karmaşık ilişkiler varsa bunu sistematik bir şekilde toplayıp, zorunlu olarak rasyonel prensiplere uygun bir şekilde iş bölümü yapılarak, gruplara ayrılıp teşkilatlandırılarak idare edilmelidir. Weber’i eleştiren birçok bürokrasi kuramı vardır. Ancak bu kuramların temelinde Max Weber’in bürokrasi kuramı yer alır. Weber üç egemenlik tipini tanımlar. Bunlar; 1-Geleneksel Otorite:bir kişinin lider, otorite sahibi olabilmesi için geleneklerden gelen bir izne, aileden gelen bir hakka sahip olması gerekir. örneğin; padişahlık, monarşi. 2-Karizmatik Otorite: kişinin karizması, yetenekleri ile elde edilen otoritedir. Bir savaş, kriz anında bu tip liderlere ihtiyaç duyulur. Örneğin; Mustafa Kemal ATATÜRK. 3-Yasal Ussal Otorite: Weber’in bürokrasi üstüne inşa ettiği otoritedir. Egemenlik, otorite kanunlar ve yasalar tarafından verilir. Kanunen hukukun kişiye verdiği yetki ile liderlik yaparlar. Weber’e göre bürokratik idarenin dayandığı ilkeler vardır. Bunlar; görev ve faaliyetler kanunlara ve idari kararlara sıkı sıkıya bağlıdır ve ona göre düzenlenir, idari görevler birbirinden ayrılmış ve yetkiler sınırlıdır, hiyerarşik esaslara göre örgütlenir ve alt makamlar üstleri tarafından denetim altında tutulur bu yüzden alt makamların dosya tutma zorunluluğu vardır, saygı ve sevgi kavramları vardır ama bunlar makama gösterilir bu yüzden memurun kişiliği ile makam birbirinden ayrıdır.

    #1491
    Zübeyde ÇANKAYA
    Katılımcı

    Yönetsel kuramın kurucusu Henri J. Fayol’dur ve mesleği mühendistir bu yüzden ortaya koyduğu düşünceler de analitik ve rasyonel düşünce ağırlıklıdır. Fayol da Taylor gibi uzun yıllar fabrikalarda ve üretim tesislerinde baş mühendis, birim yöneticisi olarak çalışmıştır. Çalıştığı süre de bir takım gözlemlerde bulunmuş ve ortaya koyduğu yönetim anlayışları da bu gözlemlere dayanır. İkisinin de amacı verimlilik ve rasyonel örgüttür. Yani mantıklı yönetilen bir örgüt ve verimliliktir. En büyük düşmanı ise israf ve verimsizliktir. Taylor çalışanın en az enerjiyi harcayarak en fazla üretime nasıl ulaşabileceğine, üretimin nasıl gerçekleşeceğine odaklanır. Fayol ise yönetimin kendisini bir süreç olarak ele alır ve bu yönetim sürecine, yöneticiye odaklanır. Yönetim nasıl olmalı, yönetici nasıl olmalı, yönetim sürecinin içinde hangi fonksiyonlar olmalı gibi konulara yönelmiştir. Ayrıca israfın önlenmesi, karmaşık örgütlerin sistematik bir şekilde yönetilmesi, yöneticilerin kitaplardan öğrendikleri bilginin yanında okulda eğitim almayı ve yönetici olduktan sonra örgütlerde ve kurumlarda eğitime devam etmesi gerektiğini savunur.

    #1484
    Zübeyde ÇANKAYA
    Katılımcı

    Yönetimin bir bilim olarak incelendiği ilk dönem olan Klasik Yaklaşımın içinde bulunan Bilimsel Yönetim Yaklaşımının kurucusu W.Taylor kabul edilmiştir. Bu yaklaşımda, insana yani çalışanlara belli bir düzen çerçevesinde verilen işleri yaparken makine gibi yaklaşılır. insanların sosyal hayatı, psikolojileri vb. durumları gözardı edilir. Taylor’a göre; çalışanlar işlerini yaparken hangi hareketle veya hangi yöntemle yapılması gerektiğini bilmediklerini, gereksiz hareket ve yöntemleri kullandıklarını ve gereksiz enerji, zaman harcadıklarını belirtir. Bundan dolayı da yapılan işin verimliliğinin düştüğünü belirtmiştir. Verimsizliğin önüne geçmek için de; sorumluluğun yönetici de toplanması, en iyi teçhizatı kullanarak bir takım zaman ve hareket etütlerinin geliştirilmesi, çalışanların belirli alanlarda uzmanlaşması ve tek bir işte sorumlu tutulması, çalışanlara hızlı ve verimli üretim için ikramiye ve prim verilmesi gibi temel ilkelerin de olduğunu belirtmiştir.

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)