Oluşturulan forum yanıtları

7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #2326
    Seda Demirkan
    Katılımcı

    Yerel Yönetim: Yerel ihtiyaçların daha iyi karşılanmasını amaçlar. İhtiyaçlara daha çabuk ulaşılmasını, iyi bir hizmeti hedefler. Seçimle belirlenir ve seçimler beş yılda bir yapılır.
    Yerel yönetimler ikiye ayrılır;
    1-İdari Yerinden Yönetim: Seçimle belirlenir. Daha yaygındır. Yönetseldir, yönetimde özerklik vardır. İdari yerinden yönetim de; fonksiyonel yerinden yönetim (hizmet), coğrafi yer yerinden yönetim olmak üzere ikiye ayrılır. Fonksiyonel yerinden yönetimde uzmanlaşmış birimler vardır. Baro, Üniversite Kit. Coğrafi yerinden yönetimde seçmenler oyuyla belirler. Merkezi yönetime bağlı değildir. (Belediye, il özel idareler)
    2-Siyasi Yerinden Yönetim: Yasama, yürütme, yargı etkisine sahiptir. Eyaletler, federasyonlar.
    Yerel Yönetimin Yararları: Yerel yerinden yönetimin demokratik ilkelere uygunluğu, kırtasiyecilik ve bürokrasinin azalması, hizmetlerin gereksinimlere uygun yürütülmesi.
    Yerel Yönetimin Sakıncaları: Ülke bütünlüğünün ve milli birliğin sarsılma tehlikesi, partizanca uygulamalara yol açması, hizmetlerin dengesiz bir biçimde yürütülmesi, mali denetimdeki güçlükler.
    Yerel Yönetimin Dayandığı İlkeler
    Demokrasi: Halkın yönetimi takip etmesi ve katılması. Özgürlük , katılım, etkinlik ve verimliliğe önem verir.
    Özerklik: Kendi kendine yetebilirlik, yönetimde serbestlik.
    Yeniden Paylaşım: Devlet; kaynakları, insan ve kurumlar arasında dengeli paylaşmaktır.
    Yerindelik: Verdiği hizmette verimliliğin çok olması önemlidir. Halka yakınlığı ölçüt alır. En küçük birimdir.
    -Hizmetin faydasının yayıldığı alan ve ekonomik ölçek, mahalli müşterek ihtiyaçlarını diğer yardımlardan ayıran noktalardır.
    Anayasada üç çeşit yerel yönetim vardır; belediye, il özel idaresi, köy
    GÜNÜMÜZDE YEREL YÖNETİMLER
    BELEDİYELER : Belediyenin Organları ve Görevleri
    Belediye Başkanı: Yürütme organıdır. Karar organı meclistir.
    Belediye Meclisi: Bütçeyi meclis kabul eder, başkan da uygular. Belde, kasaba ya da kente göre değişir.
    Belediye Encümeni: Yürütme-danışma organıdır.

    #2249
    Seda Demirkan
    Katılımcı

    Devletin 3 temel organı vardır. Bunlar yasama, yürütme ve yargıdır.
    Yasama: TBMM
    Yürütme: Cumhurbaşkanı- bakanlar kurulu (kamu yönetimini kapsar)
    Yargı: Bağımsız mahkemeler ( yargıtay , danıştay , anayasa mahkemesi , uyuşmazlık mahkemesi , sayıştay , hsyk )
    Yürütme organı, merkezden yönetim ve yerinden yönetim olmak üzere ikiye ayrılır.
    1)Merkezden Yönetim : Atanarak göreve gelirler. Cumhurbaşkanlığı , Bakanlar Kurulu , Bakanlıklar , Taşra teşkilatı.
    2)Yerinden Yönetim: Belediyeler ve yerel yönetimler seçilerek göreve gelir.
    Yerinden yönetim de ikiye ayrılır.
    a.Yer Yönünden Yerinden Yönetim : Yerel yönetim organlarıdır. Belediyeler , İl Özel Yönetimi , Köy , Yerel Yönetim . Yerlilerin ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuşlardır.
    b.Hizmet Yönünden Yerinden Yönetim : Görevlerinde uzmanlaşmış kişilerin uzman oldukları konularda devlete yardım eden düzenleyici ve denetleyici kuruluşlardır. Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar , İdari Kamu Kurumları , Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları , İktisadi Kamu Kurumları , Bilimsel Kültürel ve Teknik Kamu Kurumları

    #2209
    Seda Demirkan
    Katılımcı

    Durumsallık Kuramı (Koşul-Bağımlılık Kuramı)
    Modern dönemde ortaya çıkmıştır. Bilimseldir, deney ve gözlem vardır. Her yerde geçerli bir örgüt yapısı ve yönetimi yoktur. İyi-kötü yapısı ve yönetimi koşullara bağlıdır. Örgütün içinde bulunduğu durumu inceler ve uygun olan örgüt ve yönetim biçimini tercih eder. Küçük gruplarda karar verme davranışı ve liderlik üzerine yapılan çalışmalardır.
    BAŞLICA ÇALIŞMALAR:
    1) Fred Emery ve Eric Trist İngiltere’de millileştirilen kömür madenlerinde yapılan çalışmalar sonucunda ortaya konulan sosyo-teknik kuram.
    2)Tom Burns ve G.M.Stalker tarafından İngiliz ve İskoç İmalat firmaları üzerinde yapılan çalışmadan sonra ortaya çıkan mekanik ve organik yönetim sistemleri.
    3)Joan Woodward tarafından yüzün üzerindeki firma üzerinde yapılan örgüt yapısı ile teknoloji arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışma.
    Çalışmaların amacı; bu firmalarda nasıl bir işleyişin olduğu, çalışanların nasıl çalıştığı, çalışanlar ile örgüt yapısı arasındaki ilişkinin ne olduğunu sorgulamaktır.
    Mekanik Yönetim Sistemi:
    Hiyerarşik bir yönetim düzeni vardır. Merkezi yapıdadır.
    Değişme organik yönetim sistemi kadar açık değildir.
    Organik Yönetim Sistemi :
    Demokratiktir. Yatay ilerleyen bir düzen vardır. Değişime daha çabuk ayak uydurabilirler. Esnek bir yapıdadır. Personeli çok bilgili, tecrübeli, uzmandır.
    Durumsallık kuramını ayıran iki nokta vardır. Bunlardan birisi, gerçek hayatta olan bir durumu anlamaya yönelik çalışmalara dayanmış olmasıdır. Diğeri ise deneysel bir incelemeye tabi tutmasıdır.
    Durumsallık kuramında;
    Bağımlı Değişken : Örgüt yapısı, yönetim yapısı
    Bağımsız Değişken : İç ve dış koşullar, faktörler, çevredir.
    İç Koşullar :
    1. Teknoloji -Örgütün teknolojik gelişmelere ayak uydurup uyduramaması
    2. Büyüklük – Örgüt yapısının büyüklüğü veya küçüklüğünün etkileri
    3. İş (rutin iş, rutin olmayan iş)
    4.Örgütün Amaçları
    5. Personelin niteliği
    Dış Koşullar:
    Çevre
    Çevredeki belirsizlik
    Değişkenler

    #2208
    Seda Demirkan
    Katılımcı

    YÖNETİM: Önceden belirlenmiş amaçları yerine getirmek için insanların bir araya gelip örgütlenmesi ve amaçlarını harekete geçirme süreçleri. Yönetimin olabilmesi için en az iki kişiye ihtiyaç vardır.
    Yönetim Tarihi 4 dönemde incelenir;
    1-Klasik Dönem
    2- Neo-klasik Dönem
    3- Modern Dönem
    4- Post-modern Dönem
    1-Klasik Dönem : Buharlı makinenin icadı ve Sanayi Devriminin gerçekleşmesi sonucu fabrikalarda insan gücünü yanında makine gücünden de yararlanılması klasik dönemin ortaya çıkmasındaki en etkili nedendir.
    Klasik Dönem kendi içinde üç ayrı yönetime ayrılır:
    – Bilimsel Yönetim (F.W.Taylor)
    Çalışma bilimsel yöntemlerle olmalıdır. Çalışanlar bilimsel yönetim ilkelerine göre eğitilmeli ve işe alınacak yeni eleman bilimsel yönetim ilkelerine göre seçilip alanlarında uzmanlaştırılmalı. Temel amaç verimliliği arttırmak ve daha verimli çalışmaktır. Verimliliği arttırmak için; iş bölümü yapılmalı ve ekstra çalışılan zamanlarda ekstra ücretler verilmelidir.
    – Yönetsel Kuram (Henri Fayol)
    Yöneticilik hizmetinin uzmanlık gerektirdiğini vurgulamıştır. Yönetici iyi olursa verimlilik de artar. Fayol’a göre başarılı bir işletme için 6 eylemin yerine getirilmesi gerekir. Bunlar;
    1.Teknik
    2.Ticari
    3.Mali
    4.Güvenlik
    5.Muhasebe
    6.Yönetim
    Yönetim süreçleri ise ;
    1.Planlama 2.Örgütleme 3.Emretme
    4.Koordinasyon etmek 5.Kontrol
    – Bürokratik Yönetim (Max Weber)
    Üç otorite tipi vardır:
    -Geleneksel Otorite
    -Karizmatik Otorite
    -Yasal Otorite(bürokrasiyi bu otorite üzerine kurmuştur.)

    #2207
    Seda Demirkan
    Katılımcı

    Modern Dönem Kuramı ( 1950-1970)
    Bu kuramın ortaya çıkma sebebi örgütlerin ilk defa birer sistem olarak düşünülmeye başlanmasıdır. Klasik Dönem Kuramı örgütü “biçimsel” olarak,
    Neo-klasik Dönem Kuramı örgütü “doğal” olarak,
    Modern Dönem Kuramı ise örgütü bir “bütün” olarak incelemiştir.
    Bertalanffy sistem yaklaşımını ortaya koymuştur. ’Her sistem bağlı olduğu diğer sistemlerden etkilenir’ der. Katz ve Kahn bunu sosyal bilimlere uyarlar.
    Sistemin oluşması için;
    Parçalar mutlaka birbiriyle ilişkili ve uyumlu olmalı. Çalışırken birbirleri ile bir bütün oluşturmalılar.
    Açık Sistem:
    Biyolojik ve toplumsal sistemlerdir. Diğer sistemlerden girdi alır, ürüne dönüştürüp, çıktı verir. Bir başka sistemin alt veya üst sistemidir. İç ve dış çevreyle etkileşimleri vardır.
    Kapalı Sistem:
    Dışarıdan etki almadan, içeriden çalışan sistemlerdir. Çevresiyle girdi- çıktı alışverişi yapmaz Çevresiyle ilişki içine girmesine gerek yoktur. Kendi başına süreklidir.
    Doğal Sistem: Büyüklüğü, amacı, yapı ve işleyişi insan tarafından tasarlanmayan sistem.
    Yapay Sistem: Büyüklüğü, amacı ,yapı ve işleyişi insan tarafından tasarlanan sistem.
    Çevre: Bir sistemin sınırları dışında kalan alana denir.
    Kapalı Sınır: Kendiliğinden büyümesi beklenemez.
    Açık Sistem: Değişik yol ve yöntemlerle büyüyüp güç kazanabilir.
    KLASİK DÖNEM: Başlıca süreçleri amaçlar. Planlama, organizasyon, emir-komuta ve karar verme. Değer yargıları ise; rasyonellik, çok çalışma, tasarruf.
    NEO-KLASİK DÖNEM: Verimli çalışmanın yanında insan da önemlidir. Başlıca süreçleri kararlara katılma ve informal küçük gruplardır. Değer yargıları duygular ve anlamadır.
    MODERN DÖNEM : Açık sistem, alt sistemler arası ilişkiler, bilgi işleyen bir birim olarak organizasyon yapısı. Bilgi işleme, karar verme ve bilgi/haber başlıca süreçleridir. Değer yargıları etkileşim, açıklıktır.
    SCOTT’A GÖRE SİSTEMLER
    Rasyonel sistemler- Doğal sistemler- Açık sistemler
    BOULDİNG’E GÖRE SİSTEMLER
    1. Çerçeve sistemler
    2. Muntazam sistemler
    3. Sibernetik sistemler
    4. Açık sistemler
    5. Tasarımlı büyüme sistemler
    6. İç farkındalığı olan sistemler
    7. Sembol kullanabilen sistemler
    8. Sosyal sistemler
    9. Aşkın sistemler

    #2206
    Seda Demirkan
    Katılımcı

    Neo-Klasik Dönem:
    Amaç; insanı daha iyi tanımak, anlamaktır.
    İnsan davranışı, insan ilişkileri, liderlik gibi konular üzerinde durur.
    Elton John Mayo insan ilişkileri kuramcısıdır. Sosyal sistem ve Hawthorne deneyi olarak “yönetimi” ele almıştır.
    -İnsan ilişkileri yaklaşımının örgüt ve yönetim ilkeleri :
    Örgütün toplumsal bir yapısı, kendine özgü değerleri ve düzeni vardır.
    Örgütün en üstün varlığı iş görendir.
    İş görenin bilişsel gücü, duyguları ve tutumları vardır.
    İş gören üyesi olduğu örgütün, düzenine uymak zorundadır.
    İnsan ilişkileri yaklaşımının varsayımları şunlardır;
    Sosyoloji, Psikoloji, Sosyo Psikoloji
    Hawthorne Araştırmaları Deneyleri:
    -Işıklandırma Deneyi -Mika Yarma Test Odası Deneyi
    -Röle Montaj Deneyi -Mülakat Programı
    -İkinci Röle Montaj Deneyi -Seri Bağlama Odası
    X ve Y kuramı Douglas Mcgregor
    -X Teorisinin Yöneticiye Karşı Varsayımı: Otoriterdir. Otoritesini kullanarak işçisi çalıştırır. İnsanı pasif sayar.
    -X Teorisinin İnsana Karşı Varsayımı: Özünde sorumluluk almayı sevmez, tembeldir. İşin amacını benimsemez ve kişisel çıkarları ön plandadır. Parayla motive olurlar.
    -Y Teorisinin Yöneticiye Karşı Varsayımı: Demokrattır, çalışanını motive ederek verimi yükseltir. İnsancıldır.
    -Y Teorisinin İnsana Karşı Varsayımı: Sorumluluk almaktan kaçınmaz. Çalışmayı sever. Yaratıcıdır ve kontrol edilmesine gerek yoktur. Kendilerini geliştirme yolunda ilerlerler.

    #2077
    Seda Demirkan
    Katılımcı

    Toplum yaşamının bir düzen içinde devam edebilmesi için bazı kurallar vardır. Bireyler bu kurallara uyduğu zaman toplumsal düzen sağlanmış olur. Bir toplumda; devamlılığın olması, dayanışma ve bürokrasinin sağlanması için iş bölümü yapılmalıdır. Sadece bir kişi her işi yapamaz. Bizim yerimize de yapılması gereken işler vardır. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılamak için bu iş bölümünü yapıp düzene uyarlar.
    Woodrow Wilson kamu yönetiminin kurucusudur. Siyaset ve Kamu Yönetiminin birbirinden ayrılması gerektiğini savunur.
    Max Weber ideal tip bürokrasi adı altında 3 tip otorite belirlemiştir. Bunlar;
    1. Geleneksek Otorite adı verilen; doğuştan,  ailemizle gelen otoritedir. Krallık ve padişahlık örnek verilebilir.
    2. Karizmatik Otorite olarak bilinen; karışıklık, kaos, kriz anında ortaya çıkan ve kişinin kendi özelliklerinden gelen (yetenek, liderlik gibi) otorite tipidir. Atatürk ve Malcom X örnek verilebilir. 
    3.Yasal- Ussal Otorite dediğimiz; bireye yasaların gerekliliğini sağladığı için yasalardan geçen otoritedir. Kişi oraya kanunen gelmeye hak kazandığı için oradadır. Bakanlar ve cumhurbaşkanlarını örnek verebiliriz.
    Bürokrasi de yasal ussal otoritenin üzerine konumlanır.

7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)